ONLAR BÖYLEYDİ

Hz. Ömer (R.A.); Mekke’nin dışında, yaşlı aynı zamanda da yoksul bir kadının yaşadığı bölgeye intikal eder, bir çuvala biraz erzak doldurur, yaşlı ve yoksul kadının evinin yolunu tutar. Eve varır ve kapıyı çalar. Kapıya çıkan yaşlı kadına çuvalı vererek içinde biraz erzak olduğunu söyler. Kadın: “ Oğlum, bugün yetecek kadar erzak geldi, ihtiyacım yok, sen bu çuvalı ihtiyacı olan başka birilerine ver” der. Hz. Ömer ertesi gün sabah namazını kıldıktan sonra tekrar aynı kadının kapısını çalar ve kadın yine aynı şeyi söyler. Hz. Ömer ertesi gün sabah namazını kılmadan çıkar o şahıstan önce davranmak için. Fakat kadın yine kendisine bugün yetecek kadar erzağın geldiğini söyler. Ömer şaşırır, aynı zamanda da merak eder bu şahsı. Bu sefer kadının evini akşamdan mekan tutar ve beklemeye başlar. Birden gecenin bir yarısında, bembeyaz elbiseler içerisinde bir adam sırtında bir çuval, geceyi yara yara gelip kadının kapısına çuvalı bırakıp gider. Ömer hüngür hüngür ağlamaya başlar. “Demek o mübarek adam Ebubekir’di.”

İşte onlar böyleydi. İyilikte ve hayırda birbirleriyle böyle gizli gizli yarışırlardı. Sağ elleriyle verdiklerini sol elleri görmezdi. Allah Resulu “Kim şunu cennet karşılığında verir, kim şunu cennet karşılığnda yapar” dediği zaman, sahabeler tek tek ayaklanarak

“Ben...ben...ben... Ya Resulullah” derlerdi. Mallarını ve bütün varlıklarını ortaya koyan Ebubekir ve Ömer’e “Çocuklarınızı ne yaptınız?” dediğinde “Allah ve Resulune bıraktık.” diyecek cüretkar ve imanlı insanlar, Allah yolunda canlarını ve mallarını hiç tereddüt etmeden, endişe duymadan, gözlerini kırpmadan cennet karşılığında veda ettiler.

Bugün bunların bir örneğini görebiliyor muyuz? Sözde, mallarını ve canlarını Allah’a feda ettiler, ama icraata gelince sıfır. Kendi zevki için milyonlarca lirayı gözünü dahi kırpmadan bir gece harcayanlar, söz konusu yoksul ve muhtaç Müslümanlar olunca yoksulluktan ve yokluktan yakınan nice insanlar gördük.

Duyarlı Müslümanlara soruyorum. Yok mu sahabe örneği sergilemek isteyen? Mallarının bir kısmını cennet karşılığında Allah’a satmak isteyen yok mu? Çeçenler sıkıntılı, Çeçenler aç, Çeçenler yoksul ve muhtaç. Onlar Allah yolunda canlarını veriyorlar. Ya siz!.. hiç olmazsa mallarınızın bir kısmını verin. Efendimiz: “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona hiçbir kötülük yapmaz ve onu asla terk etmez. Kim ki, ihtiyaç içindeki bir kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim ki bir kardeşinin sıkıntısını giderir, kıyamet günü Allah da onun sıkıntısını giderir” buyurur.

Öyleyse haydi iyilikte ve hayırda yarışmaya!.. cennet karşılığında alışveriş yapmaya...

NE DERSİNİZ?