Karsilama

Geldi gönderdigin siirden mektup

Arada bir böyle yaz Balaban'im

Zaman siciminin ucundan tutup

Bazen bagla, bazen çöz Balaban'im

 

Fikir gölü derinlesir girdikçe

Dostluk gülü gümrah açar derdikçe

Sihhat, zaman, mekan, imkan verdikçe

Cevapsiz birakmam, söz Balaban'im

 

Ahval- i aleme kafayi takma

Allah Kerim, sabri elden birakma

Ilmi düstur eyle, imani sakla

Gayrisi savrulan toz Balaban'im

 

Huzur içte gerek, kabukta degil

Vuslat acelede, çabukta degil

Akil da bastadir, topukta degil

Çile yemekteki tuz Balaban'im

 

Ahlaki, töreyi kenara atan

Dine " Afyon" diyen, vatani satan

Müslüman olamaz, Türk degil zaten

Dayanmaz görmeye göz Balaban'im

 

Demisler ya " Kuvvet birlikten dogar"

Kar, yagmur zamani gelince yagar

Nasihatim o ki dinlersen eger

Isaret " ben" degil " Biz" Balaban'im

 

Çevremizi saran türlü ihanet

Gün geçtikçe görünüyor daha net

Baslangiçta bilmek degil kehanet

Bagrimiza girmis köz Balaban'im

 

Zaman geldi esir olduk maddeye

Zaman geldi hasir olduk caddeye

Zaman geldi küsur olduk setteye

Daha bunlar bize az Balaban'im

 

Dört yanimi gurbet yazmis kaderim

Dosttan mektup gelir, biter kederim

Gözlerinden öper, selam ederim

Aydinlik günlerde gez Balaban'im

Abdurrahim Karakoç