O AN!

İşte o an!
En muhtaç olduğun hem de nâdim ve perişan,
Teninin soğukluğu alev alev, hesap ise pek yaman,
Ruhun azap ile kıvranmakta kefenin cebinde isyan!

Tüm teselliler etmez beşpara, pişmanlıklar nafile,
Ne rütbe, ne mal, ne de arkadaş fayda vermez haline,
Onlar da çarnaçar sevkedilmekte ahirete kafile kafile..
Onlardan da geriye tozduman ve darmadağın bir aile...

Mekanın daraldı, zamanın durdu, kıyametin koptu;
Soluk bedenin kabre, tıknefes ruhun berzaha koştu,
Herşey ma
zide kaldı ve tabutuna kara bir karga kondu,
Ne de meftundun fena patentine, nihayet kabir hanen oldu.

Belki düşündün ve dedin 'Ah keşke geri dönebilsem!'
Allah için nefes alsam ve iman ile ruhumu teslim etsem,
Artık dönüş yok! Ahdini bozdun bir kez hem
de binbir kasem..
Ezelî misakına ters düştün, kalmadı zamandan hiçbir hissen!


Melek-ül mevtle yüz yüze gelince o an,
Felahın kapısı aranabilir varsa eğer kalbinde iman!
Artık kalbin sadefindekinin hırsızı olamaz şeytan!
Emniyyetle intikal etmekte ukbâya
vazifesi biten her can.


Münir Salih