SULTANA MEKTUP
Yüzünde nur halesi, Hak yolunda sabitsin
Gariplik tesellisi, gönle sığmaz abitsin,
Bir iman abidesi, aşkla yanan zahitsin,
Mecnunum, dünya çölüm, gayri buna şahitsin...
Suçum yok, bu ateşi bağrıma gömmüş hilkat,
Sancısı yüreğimde, dayanılmaz bir firkat,
Bu küçük divaneye ümit ver, eyle şefkat,
Halimi arze bile kalmadı artık takat...
Olmasın cemalinde bir zerre dahi hiddet,
Beni yurdundan olmuş bir garip aşık addet,
Dilersen hiç dinleme, hatta bir daha reddet,
Yolla ebedi zulme, medet Yarabbi medet!...
Gözlerinden süzülen bakışlar bile zikir,
Dilinden her dökülen bin bir ses,bin bir fikir
Bense nefsi besili azman, bir gönlü fakir,
Aşk dergahı önünde ağzı sulanan hakir...
Muştusunu verdiğin güneş neden doğmuyor?
Sabrım tükendi artık, sanki vakit dolmuyor,
Ne ümit, ne teselli, gayri içim doymuyor,
Gönlümü şereflendir, taht sultansız olmuyor...